Anasayfa » MANŞET » Üreten Türkiye’nin Yeni Değeri: Monodi Bebek Ürünleri

Üreten Türkiye’nin Yeni Değeri: Monodi Bebek Ürünleri

Hüseyin Akbulut: “Bundan sonraki süreçte çalışan sağlığımıza odaklanırken, üretimde hızın artması ve maliyetlerin düşmesi, üretim sürelerinin kısalması gibi uygulamalara önceki dönemden daha çok ağırlık vereceğiz.”

 Attığı her adımın sağlam ve emin bir şekilde olmasına dikkat eden Monodi Ticaret, bünyesindeki yenilikler ve geniş ürün yelpazesi ile dış piyasada önemli bir yol kat ediyor. İçerisinde bulunduğumuz pandemi döneminde de üretim sorumluluğu çerçevesinde ilerleyip üretime ara vermedi.  Geçirilen süreci nasıl yönettiklerini ve başarılarının detaylarını Monodi Ticaret Tekstil Genel Müdürü Hüseyin Akbulut’tan dinledik.

 Pandemi sürecini nasıl geçirdiniz? Şirket olarak faaliyetlerinizi nasıl yürüttünüz?

Monodi Bebek Ürünleri olarak ülkemizde ortaya çıkan ilk vakanın hemen ardından çalışanlarımızı ve halk sağlığını korumak amacıyla 2 haftalık süre doğrultusunda üretime ara verdik. Ancak içinde bulunduğumuz sektörün dinamikleri gereği pazardan gelen talepler devam ettiği için belirlenen sağlık kurallarına uyarak daha az çalışanla ve dönüşümlü bir şekilde üretimi başlattık. İş güvenliği standartları dahilinde üretimimizi devam ettiriyoruz ve uzmanların uyarıları çerçevesinde gereken tüm önlemleri alıyoruz. Bebek ürünlerine ihtiyaç devam ettiği sürece biz de çalışmaya ve müşterilerimizin beklentilerini karşılamaya devam edeceğiz. Tabi ki çalışanlarımızın sağlığını da her dakika gözetmeyi ihmal etmiyoruz.

Normalleşme sürecine kendinizi nasıl adapte ettiniz.  Yeni dünya ve dijital dünya olarak tanımlanan süreçte yeni girişimleriniz oldu mu?

Aslında bunun yanıtı kriz dönemine hazır olup olmamakla bağlantılı diyebiliriz. Şirket olarak her zaman beklenmedik durumlara ve olumsuz gelişmelere karşı bazı hazırlıklarımız vardı. Tabii bu denli büyük bir değişimin bu kadar hızla gelmesini beklemiyorduk. En başta işe çalışanlarımızın sağlığını korumak adına iş güvenliği ve sağlığı önlemlerini arttırarak başladık. Şirket doktorumuzla sık sık temas kuruyoruz, ateş ölçme, dezenfektan, maske takma uygulamasını aralıksız devam ettiriyoruz. Hem çalışırken hem mesai aralarında sosyal mesafeye özen gösteriyoruz. İlaveten müşteri görüşmelerimizi ve toplantılarımızı dijital kanallar üzerinden yapıyoruz. Zorunlu görüşmeleri yine uzman uyarılarını dikkate alarak gerçekleştiriyoruz. Kronik hastalığı olan risk altındaki çalışanlarımıza özel uygulamalarımız da oldu. Bundan sonraki süreçte dijital uygulamaları daha yoğun kullanmaya özen göstereceğiz.

Yurt dışı çalışmalarınızı nasıl gerçekleştirdiniz?

Yurtdışı çalışmalarımıza kısa bir süre ara versek de artık ihracatımıza yeniden başladık. Var olan ve potansiyel müşterilerimizle görüşmelerimiz dijital ortamda devam ediyor. Katılacağımız bazı fuarlar iptal oldu. Biz de bunun yerine B2B ihracat sitelerine ağırlık verdik. Önümüzdeki bir yıl içinde de yüz yüze görüşme olamadan ihracatımızı devam ettireceğimize ve dijital mecralardaki temaslarımızı arttıracağımızı düşünüyoruz.

Bu süreçte sektörel ve sezonsal olarak nasıl etkilendiniz? Bundan sonraki beklentileriniz ya da

çalışmalarınız ne yönde olacak?

Üretime 2 haftalık bir ara vermek üretimde bir yoğunluğa neden olduysa da artık normal üretim planlamamıza geri döndüğümüzü söyleyebiliriz. Bundan sonraki süreçte çalışan sağlığımıza odaklanırken, üretimde hızın artması ve maliyetlerin düşmesi, üretim sürelerinin kısalması gibi uygulamalara önceki dönemden daha çok ağırlık vereceğiz. Hız ve çeviklik artık daha önem arz eden bir boyuta geldi. Dolayısıyla işlerimize sahip çıkıp, daha fazla çalışmamız gerektiği doğrultusunda ilerliyoruz. Bu dönemde yaptıklarımız aslında normal dönemde yapmamız gerekenlerle aynı. Değişime hızlı yanıt vermek, maliyetleri düşürmek, üründe değere odaklanmak, kaliteyi şirketin odağı haline getirmek ve çalışan sağlığını ve güvenliğini en üst düzeyde tutmak. Tüm bunlar normalde de gerekli ancak kriz dönemlerinde daha da üzerinde durulması gereken konular haline geldi. Ayrıca finansal olarak durgunluklara ve değişimlere hazır olmak bir Türk şirketinin sahip olması gereken en temel yetenekler arasında zaten uzun yıllardır yer alıyordu. En büyük dileğimiz, tüm dünyanın en kısa zamanda sağlığına kavuşup, bu zorlu süreci geride bırakarak eski yaşantısına dönmesi. Her şeyin güzel olacağına inanıyoruz.