Anasayfa » HABERLER » Promosyon sektöründe istihdam artacak!

Promosyon sektöründe istihdam artacak!

Promosyon sektörünün 300 bin kişiyi istihdam ettiğini belirten PROMASİAD Başkanı Ömer Karatemiz, “Milyonlarca liralık yatırımla oluşturulan tesislerimiz uzun süre hammadde temin edememiş, matbaalarımız kağıt toptancılarının baskısıyla ezilmiş, tesislerimiz atıl kalmıştır. Milli bir kâğıt politikası oluşturulmalı. Promosyon sektörü, tanıtım ve reklam mecraları arasında gün geçtikçe ağırlığını artırıyor” dedi.

Promosyon ve Matbaa Sanayici ve İş Adamları Derneği (PROMASİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karatemiz, “Promosyon ve matbaa sektörleri büyük yatırım rakamları ve oluşturdukları yüksek istihdam imkanlarına rağmen kamuoyunda hak ettikleri saygınlığı kazanamamış olan iki sektördür. Bugün sektörlerimizin yan sanayi ile birlikte oluşturduğu istihdam oranı yaklaşık 300 bin kişidir. Buna rağmen özel sektörde ve kamuda faaliyet alanlarımız adeta küçümsenmektedir.” dedi.

PROMASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karatemiz, 6 ay önce kurulan derneğin geçtiğimiz ay yapılan 1. Olağan Genel Kurulu sonrası ilk kez gazetecilerle bir araya geldi. Taksim’deki Golden Age Oteli’nde ekonomi gazetecileriyle bir araya gelen Karatemiz, promosyon sektörünün şu anki durumu ve gelecek hedeflerini değerlendirdi.

Milli bir kâğıt politikası oluşturulmalı

PROMASİAD Başkanı Ömer Karatemiz, “2018 yılı ve 2019 yılının ilk üç çeyreği ülkemizin çeşitli ekonomik sıkıntılarla, yükselen döviz kuru ve faiz oranlarıyla karşı karşıya kaldığı; üretim, sanayi ve ticaretin olumsuz olarak etkilendiği bir dönem olarak geride kaldı. İthal girdilerdeki fiyat artışları hammadde temininde, basım-yayım sektörü açısından kâğıtta ve baskı malzemesi maliyetlerinde ciddi artışlara yol açtı. Geçtiğimiz yıl yaz aylarında oluşan karamsar ortam ile birlikte sektörlerimizde ödeme dengelerinde ciddi sıkıntılar yaşandı. Promosyon ve matbaa sektörleri büyük yatırım rakamları ve oluşturdukları yüksek istihdam imkânlarına rağmen kamuoyunda hak ettikleri saygınlığı kazanamamış olan iki sektördür. Bugün sektörlerimizin yan sanayi ile birlikte oluşturduğu istihdam oranı yaklaşık 300.000 kişidir. Buna rağmen özel sektörde ve kamuda faaliyet alanlarımız adeta küçümsenmekte, matbaacı ve promosyoncu kelimeleri olumsuz bir algı olarak kullanılmaktadır.” diye konuştu.

PROMASİAD Başkanı Ömer Karatemiz, sözlerine şöyle devam etti:

“Basım Sanayinin ülkemizde gelişmesini daha sağlıklı bir zemine oturtabilmek, ancak milli bir kâğıt politikasının geliştirilmesi ve geliştirilen bu politikayı uygulayacak kurumsal bir yapının oluşturulması ile mümkün olabilir. Geliştirilecek strateji, her kâğıt çeşidi için farklılaştırılarak; spesifik alanlara özel politikalar geliştirilmesi sağlanmalıdır.

Milli bir kâğıt politikası oluşturulması amacıyla kamu, özel sektör ve üniversiteler birlikte ortak çalışmalar yürütmeli ve bu kapsamda yetkili mercilere iletilmek üzere bir eylem planı oluşturulmalıdır. Geçtiğimiz yaz aylarını hatırlayalım, milyonlarca lira yatırımla oluşturulan tesislerimiz uzun bir süre hammadde temin edememiş, matbaalarımız kâğıt toptancıların baskısı ve keyfi davranışları altında ezilmiş ve tesislerimiz atıl kalmak durumunda kalmıştı. Kâğıt tekeli oluşturan mevcut yapılara karşı özel sektörümüz ortak bir ses verememişti.

Bu dönemde çok ciddi sabit yatırım sahibi olan işletmeler, işleyecek hammadde temin etmekte sıkıntılar yaşadı. İç piyasa önemli ölçüde daraldı ve sadece iç piyasaya çalışan işletmelerimiz zor bir sürecin içerisine girdiler.

Fakat tüm bu zor şartlara rağmen Basım Sanayi sektörümüzün özelde Avrupa, genelde dünya ile rekabet gücünün artarak devam ettiğini söylemeliyiz. Bu zor ekonomik koşullarda da rekabet gücümüzü koruyacak tedbirleri almak durumundayız. Daralan iç piyasa ortamında önümüzdeki dönemde ihtiyacımız olan şey, uluslararası rekabet gücümüzün artmasıdır.

PROMASİAD olarak ülkemizin ekonomik açıdan bir bağımsızlık mücadelesi içerisinde olduğunu ve bu mücadelede sanal olarak oluşturulan mahalle ayrımlarının artık geçerli olmadığını, olmayacağını düşünüyoruz.

Basım sanayimiz, ciddi bir devlet desteği olmadan kendisini dünya ile entegre etmiş ve uluslararası alanda çok önemli bir rekabet gücü elde etmiştir.

Bugün dünya standartlarına sahip bir basım ve tanıtım ürünleri sanayimizin varlığından bahsedebiliyorsak bu başarı tamamen özel sektörün çabaları ve gayretleri ile gerçekleşmiştir.

TİM bünyesinde ‘Promosyon ve Tanıtım Ürünleri’ çalışması yapılmalı

Bugün birçok ürün dalında, uluslararası alanda Çin ile rekabet edebilecek düzeye ulaşmış firmalarımız bulunuyor. Avrupalı büyük promosyon ürün tedarikçilerin artık ülkemizi ziyaret ettiklerini ve ürün alımlarında firmalarımızı tercih ettiklerine şahit oluyoruz. Döviz kurlarının yükselmesi ve Çin’den yapılan ithalatlarda lojistik anlamda yaşanan dezavantajlar ile birlikte yurtdışı pazarlar açısından Türk Promosyon sektörü çok avantajlı bir konuma ulaştı. Türkiye’nin, coğrafi konum olarak Avrupa ile iç içe olması ve Çin ile çalışıldığında zorunlu olarak tutulması gereken yüksek stoklar yerine düşük adetli üretim ve butik taleplere de hızlı çözüm üretebilmesi açısından ülkemiz üreticileri Avrupalı tedarikçilere önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor. Son dört yılda Avrupa’ya olan ihracatımızın yüzde 65 oranında artış gösterdiğini memnuniyetle söylemek isterim.

Fakat buna rağmen çok uzun yıllar ithalatın sürüklediği bir sektör olarak kalan promosyon sektörünün dış pazarlara açılma konusunda yeterince düşünce geliştiremediğini, kapalı bir sektör olarak kaldığını ve istenilen ölçüde ihracat kabiliyeti kazanamadığını da söylemek durumundayız.

Sizlerin vesilesi ile de ifade etmek isterim ki; gerek ihracatçı birliklerimizden gerekse Dış Ticaret Müsteşarlığımızdan sektörümüze daha büyük destek verilmesini bekliyoruz. Bu kapsamda özellikle TİM bünyesinde ‘promosyon ve tanıtım ürünleri’ başlığı altında bir alt çalışma grubu oluşturulmasının çok büyük faydalar sağlayacağına inanıyoruz.

Tanıtımda promosyonun ağırlığı artıyor

Promosyon sektörü, tanıtım ve reklam mecraları arasında gün geçtikçe ağırlığını artıran özelliği ile yükselmeye devam ediyor. Promosyon ürünleri, hedef kitlesine çok rahat şekilde ulaşabiliyor ve tüketicinin özel hayatında kendisine olabildiğince geniş bir yer bulabiliyor. Günlük hayatımızda kullandığımız not defterleri, kalem ve ajandalar; taşıdığımız çanta, sürekli yanımızda bulundurduğumuz anahtarlıklar, zamanı öğrenmek için başvurduğumuz duvar saatleri, kol saatleri, hayatımızı kolaylaştıran mobil şarj cihazları, vb. birçok ürün hayatımızın her alanında bizlerle birlikte. Promosyon ürünleri; bu anlamda verilecek marka mesajını ve tanıtım imgesini, tüketicinin hayatının içerisine oldukça sıcak bir şekilde taşıyabilen rakipsiz bir reklam mecrası olmaya devam ediyor.

Dergi ve gazete reklamları yüzde 40 azalırken, promosyon sektörü büyüdü

2014 yılında 2 milyar 274 milyon olan yıllık gazete ve dergilerin toplam tirajı 2018’de yüzde 40 azalarak 1 milyar 238 milyara geriledi. Buna karşılık sektörümüz gelişmesine ve büyümesine devam ediyor. Sektörümüz 2009-2018 döneminde, 2018 yılı hariç tutulduğunda sürekli olarak büyüme eğilimde olmuştur. Geçtiğimiz dört yılda promosyon sektörü yüzde 33 oranında büyüme sağlamıştır.

Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde promosyon ve tanıtım ürünleri diğer reklam mecralarına göre çok daha uygun bütçeler ile hedef kitleye ulaşma imkanı sağlaması bakımdan, önümüzdeki zor dönemlerde dahi sektörümüzün küçülmeyeceğini, yüksek bütçeli reklam mecralarından çok önemli  paylar alabileceğini düşünüyoruz.

Eşantiyon değil, reklam ürünleri

Bu toplantı vesilesi ile birlikte promosyon ürünlerinin aslında temel fonksiyonu ile tanıtım ve reklam ürünleri olduğunun altını çizmek istiyoruz. Sektörümüzü asıl büyütecek olan temel dinamik, promosyon sektörünün bir reklam mecrası vurgusunun daha güçlü yapılıyor olmasıdır. Ürünlerimizin eşantiyon değil reklam ürünleri olarak adlandırılmasını arzu ediyoruz.

Türkiye’nin güçlü markalara ihtiyacı var. Bunun için de pazarlama iletişimi, yönetilmesi oldukça önemli bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Hızla gelişen iletişim kaynakları içerisinde amacımız hedef kitlemize en uygun maliyetle en etkili şekilde ulaşmak olmalıdır. Günde ortalama 1500 reklam mesajına maruz kalıyoruz. Bu açıdan tüketicinin günlük hayatının içerisine giren promosyon ürünlerinin önemi git gide artmaktadır“

Ömer Karatemiz kimdir?

1979 yılında İstanbul Fatih’te doğan Ömer Karatemiz, iş hayatına 1997 yılında aile şirketleri olan İlpen Kalemcilik’te başladı. Halen bu şirketin genel müdürlük görevini sürdüren başarılı işadamının yönettiği şirket, 2012-2015 yılları arasında üç kez üst üste Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin hazırladığı ‘Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketleri’ listesine girmeyi başardı. Farklı üç şirkette daha yönetim kurulu başkanlığı ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulunan Karatemiz,

2015-2018 yılları arasında MÜSİAD Basım Yayın ve Medya Sektör Kurulu başkanlığı görevini yürüten Karatemiz halen İTO’da komite üyesi olarak görev yapıyor. İşletme alanında doktora yapan Karatemiz İngilizce ve Arapça biliyor.