Anasayfa » GEZİ » Keşfedilmeyi bekleyen hazine, Türkiye
shutterstock_227304616

Keşfedilmeyi bekleyen hazine, Türkiye

İstanbulTürkiye, tarihin bilinen coğrafi ve kültürel boyutta en köklü hazinelerinden… Türkiye, bereketli toprakları,  tarihi zenginliği, özgün ve yöresel lezzetleri, birbirinden farklı kültürleri ve sıcacık insanıyla keşfedilmeyi bekleyen gizemli bir coğrafyadır. Bir sonraki tatil rotanızı Türkiye çevirmeye ne dersiniz? Baştan uca her yeri ayrı bir mevsim, doğa harikası olan bu coğrafya dört mevsim tatil alternatifi ve ülkenin her bölgesinde farklı bir atmosfer ve deneyim yaşama garantisi ile sizi bekliyor.

Türkiye, Asya ve Avrupa kıtalarını bağlayan, üç bir yanı denizlerle çevrili, dağları ovaları, her bir bölgesinde yetişen birbirinden farklı bitkisi ve iklimi ile en gözde yerlerdendir. Yüzyıllar boyu farklı uygarlıkların Anadolu’da hüküm sürmesi nedeniyle, dünyanın birçok yerine nispeten daha geniş bir tarihe ve güzelliğe sahip. Batısındaki Ege, Güneydoğusundaki Mardin, Şanlıurfa ve Hatay gibi şehirlerinde yer alan tarihi antik kentler, farklı atmosferi ve ruhuyla görülmeye değer. Günümüzde bile hala geçmiş çağlardan kalma tarihi esere ve kalıntılara saptanmaktadır. Yalnızca zengin tarihi ile değil, farklı coğrafi özellikleri de dikkat çeken ülke, doğa harikası olan Yedigöller, Peribacaları, Damlataş, Pamukkale ve niceleri, masallar diyarı görünümü ile sizi büyüleyecek.

Günümüzde hala varlığını sürdüren ve zaman içinde kaybolmuş tüm dinlerin buluşma noktası olan Anadolu, pek çok dini kültürün de izlerini taşıyan yapılara ve miraslara sahip. Farklı dinlerin simgeleri ve kutsal yapıları olan sinagog, kilise ve camiler ihtişamları ile göz dolduruyor. Müslüman bir ülke olarak, toprakların her bir köşesinde yüzlerce cami görmeniz mümkün. Yıllardır ayakta kalan, tarihin gizli tanıkları camiler, eşsiz mimarileri ve görkemleri ile dünyanın birçok yerinden gelen turistlerin ilgi odağıdır.

Diğer yandan Hristiyanlığa göre kutsal sayılan 7 önemli kilise; Efes, İzmir, Bergama, Salihli, Alaşehir, Denizli ve Akhisar olarak belirlenmiş ve bu rotayı tamamlayanların Hac görevlerini yerine getirdiği varsayılmıştır.

Gizemli Antik Kentlere yolculuk

Türkiye’nin tarihte uzun yıllar boyunca farklı uygarlıkların yaşam alanı olması beraberinde zengin bir tarihide getiriyor. Özellikle Ege, Akdeniz, Marmara ve Güneydoğu bölgelerinde birçok antik kent boy gösterirken, diğer yandan gizli kalmış keşfedilmeyi bekleyen yerlerde var. Çanakkale kentindeki Truva, UNESCO Dünya mirasları listesinde yer alması ve üzerine birçok efsaneler anlatılması ile dikkat çekiyor. Bunlardan biri de, güzeller güzeli Helen uğruna birbirine düşen iki prens Paris ve Menelaos arasında çıkan savaştır.

İzmir’in Selçuk ilçesinde yer alan Efes Antik Kenti, içerisinde birçok önemli yapıyı barındırıyor. M.Ö 6 bin yıllında kurulan şehrin içerisinde Artemis Tapınağı, Celsus Kütüphanesi, Meryem Ana Evi, Ashab-ı Keyf Mağarası bulunmaktadır. İzmir’de Pitane Antik Kenti, Aigai Antik Kenti, Kyme Antik Kenti, Myrna Antik Kenti,  Gryneion Antik Kenti, Panaztepe, Larissa Antik Kenti, Phokaia Antik Kenti, Pergamon Antik Kenti diğer bulunan önemli yerler arasındadır.

Sanatsal olarak da en dikkat çeken yerlerden biri Aydın ilinde yer alan Milat Tiyatrosudur. Aydın, ülkemizde en çok Antik Kentin bulunan yerlerdendir. Bu Antik Kentler, Nysa Antik kenti, Tralleis Antik Kenti, Magnesia Antik Kenti, Alabanda Antik Kenti, Didyma Antik Kenti, Alinda Antik Kenti, Priene Antik Kenti ve Aphrodisias Antik Kenti’dir.

Antik Kent bakımından neredeyse 45 kent ile en zengin yer Antalya ilidir. Bunlar içerisinde en önemli ve dikkat çekenleri ise, Phaselis Antik Kenti, Limyra antik Kent, Termessos Antik Kenti, Perge Antik Kenti, Myra Antik Kenti, Olympos Antik Kenti, Kalamaki Antik Kenti, Aspendos Antik Kenti, Apollonia Antik Kenti, Tlos Antik Kenti, Ariassos Antik Kenti, Attaleia Antik Kentidir.

Andeniz ve Ege Bölgeleri dışında Çorum’da Alacahöyük ve Hattuşaş, Adana’da Anavarza, Gaziantep’te Zeugma, Denizli’de Colossae, Konya’da Çatalhöyük Antik Kentlerini de görmelisiniz.

Deniz, Kum ve Güneş…shutterstock_273765752

Yaz sıcaklarında tatilciler için birçok alternatif barındıran Türkiye, size en güzel tatil beldelerinde keyifli bir tatil vaat ediyor. Karadeniz, Akdeniz, Ege ve Marmara denizleri ile tam bir su sporları ve ya tatil merkezidir. En dikkat çeken tatil beldeleri ise, Bodrum, Çeşme, Kuşadası, Antalya, Alanya, Didim, Marmaris, Fethiye, Tekirdağ, Edirne, Balıkesir ve Ağva’dır. Bu tatil yerleri, atmosferleri ve sunduğu imkânlar bakımında yaz aylarında cıvıl cıvıl bir görünüme bürünür. Buralarda yapabileceğiniz birbirinden güzel su sporları ile tatilinizi renklendirebilirsiniz. Rafting, Sualtı dalışı, yelken ve daha niceleri sizi bekleyen eğlenceli sporlar. Antalya’da Kaş, İzmir’de Çeşme, Muğla’da Bodrum ve Fethiye gibi gözde merkezlerde, birbirinden çeşitli balık türleri, mercan resifleri, batıklar ve sualtına dair tüm güzellikler dalış severleri bekliyor.

Dalgaların savurduğu raftlarda devrilmeden, bir takım sporu olarak yapılan rafting, Türkiye’nin kuzeyden güneye pek çok bölgesinde yapılıyor. Antalya’da Manavgat, Rize’de Fırtına, Artvin’de Çoruh gibi pek çok nehirde, zorluk dereceleri 1’den 6’ya kadar değişen nehirlerde yapılan rafting, köpük köpük suların arasında eğlenceli zamanlar geçirmeniz için sizleri Türkiye’ye davet ediyor.

Türkiye macera severler için eşsiz bir parkur

Türkiye iklim ve yer şekilleri itibari ile dört mevsim spor konusunda elverişli bir ülkedir. Sizde adrenalin ve macera düşkünüyseniz, birbirinden farklı alternatifler ile doğa, su ve kış sporları sizleri bekliyor.

Doğa sporlarına merakınız varsa, doğru yerdesiniz. Ülkenin birçok farklı bölgesinde, oldukça çeşitli doğa sporları yapabilirsiniz. Doğanın içinde ve şehir merkezinden uzaklaşmadan güzel bir trekking için çok uzağa gitmeden İstanbul’da Belgrad Ormanı, Yalova’da Su Düşen Şelalesi ve Erikli Yaylası, Kocaeli’nde Çene Dağı, Bolu’da Yedigöller’deki keyifle parkurların tadını çıkarın. Türkiye’de farklı yüksekliklerde birçok dağ, doğasever dağcıları ağırlıyor. Bursa’da Uludağ, Rize’de Kaçkar, Kayseri’de Erciyes, Antalya’da Toroslar adrenalin tutkunuzu yaşayabileceğiniz alternatifler arasında…

Türkiye’deki birbirinden güzel gizemli mağaraları gezin. Antalya’da Karain, Burdur’da İnsuyu, İzmir’de Kurudağ gibi 30’dan fazla turizme açık mağara var. Özel ekipman ve rehber alternatifi de mevcut. Semalarda özgürce yükselme hayaliniz mi var? Adrenalinin tırmandığı, benzersiz deneyim için en iyi doğa sporu Paraşüt. Yamaç paraşütü, serbest atlama ve akrobasi ekipleri seçenekler arasında yer alıyor. Muğla’da Fethiye, Kayseri’de Erciyes, Denizli’de Pamukkale, İzmir’de Efes gibi pek çok yüksek rakımlı bölgeden, boşluğa süzülebilirsiniz. Tüm bunların dışında Balıkesir’de Altınkamp, İzmir’de Emeksiz, Muğla’da Kabak Koyu gibi alanlarda kamp kurabilirsiniz.

Kışın sıcacık aktiviteler, Kayak ve Snowboard

Türkiye’de 4 mevsim yapacak aktivite var. Sadece yazın değil, kışında keyifli bir tatil planı yapmak istiyorsanız, dünyanın en iyi kayak pistleri sizi bekliyor. Tüm kış sezonu boyunca kayak imkânı sunan bu pistler için rotanızı, Uludağ Kayak Pisti ile Palandöken Kayak Pistine çevirin. Sarıkamış, Kartepe, Erciyes ve Saklıkent diğer kayak merkezleridir. En yeni ekipmanlar ile donatılan ve her yıl kış aylarında tatilcilerin en uğrak yerleri olan bu pistleri fethedin.

Bu geniş ve verimli pistlerde serbest stil kayma dallarından biri olarak dikkat çeken Snowboard yapabilirsiniz. Ekipmanları gittiğiniz kayak pistlerinden kiralayabilirsiniz.

Zengin mutfak kültürü

Yemeği ve yedirmeyi seven bir millet olarak haliyle zengin bir yemek kültürüne sahibiz. İddialı bir yemek menüsüne sahip olmamızın en önemli sebebi, Osmanlı gibi köklü bir tarihten geriye bugüne gelen geleneksel lezzetler… Yüzyıllar boyunca gelişen Türk Mutfağı’na son şeklini veren, Osmanlı döneminin en önemli mirası Saray Mutfağı, günümüzde hala yaşatılmaya devam ediyor. 19. Yüzyılda en parlak dönemini yaşamış olan bu mutfak kültürü, Osmanlı İmparatorluğu’nun Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarına yayılan sınırlarıyla gelişmiş, farklı tatlar ve tariflerle çeşitlenmiştir.

Bu çeşitlilikte, elbette verimli toprakta yaşamamızın ve her bir bölgemizde birbirinden farklı iklim ve bitki örtüsünün hâkim olması da etkili. Ege’de Akdeniz ikliminin sıcaklığı sebebiyle daha hafif lezzetler varken, Doğu’da soğuk iklimin etkisi ile daha et ağırlıklı tatlar ön plana çıkıyor. Türk yemek kültüründe et, balık, sebze, hamur işi ve şerbetli tatlılar geniş yer tutuyor. Belli başlı Türk lezzetleri, farklı ve güzel tatlarıyla her dönem dünyada adından söz ettirdi. Türk mutfağı denilince akılda canlanan ilk şey ise, baklava ve Türk kahvesidir. Bunun yanında bazı illerimize has, onlarla özdeşleşen yemekler var. Bursa’nın meşhur İnegöl köftesi, Kayseri Mantısı, Adana ve Urfa kebap, Erzurum’a özgü Cağ kebabı, Boşnak böreği en meşhur lezzetlerden yalnızca bir kaçı arasında yer alıyor. Bazı yörelere has yemekler mutlaka yerinde yenmelidir. Zira bir Kumruyu İzmir’de, bir içli köfteyi Güneydoğu’da, bir mıhlamayı ise Karadeniz’de yemenin tadı başkadır.

Sağlığın ve lezzetin elçileri zeytinyağlı yemekler, Akdeniz ve Ege bölgesine özgü lezzetler… Soğuk sunum şekli ile dikkat çeken zeytinyağlıların baş tacı, sarma… En özel günlerin vazgeçilmezi bu tadın dışında, Zeytinyağlı fasulye, dolma, enginar da ege sofraları başta olmak üzere, tüm sofralarda yerini alan pek çok lezzetler, sizde bu iddialı yemekler ile tanışmalısınız.

Amerika kıtasının keşfiyle tüm dünya mutfaklarına giriş yapmış olan bazı lezzetler, Saray Mutfağı’na da sonradan girmiştir. Domates, salça, fasulye, patates, hindi ve kakao, bu büyük kıtanın keşfedilmesiyle Anadolu topraklarına ulaşmış ve zaman geçmeden eşsiz tariflerdeki yerlerini almıştır.

Özellikle ülkenin Güneydoğu bölgesi başta olmak üzere yemeklere birbirinden farklı baharatlar eşlik ediyor. Yemeğe ruhunu kazandıran geniş bir baharat kültürümüz var. Lezzetli yemeklerin sırrı, karabiberinden, kırmızıbibere, kekiğinden nanesi, kimyonuna kadar tüm bu lezzetli baharatlarda gizli… Bunların yanında daha tatlı olan tarçın ise tatlıların vazgeçilmezidir.shutterstock_267534530

Kahve Kokusu Eşliğinde Lezzetler

Ünü ülke sınırlarını aşan vazgeçilmez lezzet, Türk kahvesi en keyifli sohbetlerinize eşlik eder. Türklere özgü özel pişirme yöntemi ile yapılan kahvenin lezzetli olmasının püf noktası, bol köpüklü olmasıdır. “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” sözüyle önemi perçinlenen bu özel kahve, su, Türk lokumu ve likör gibi farklı tatlar eşliğinde servis edilebilir. Çiğ kahve çekirdeklerinin kavrulup dövülmesi sonrasında bakır cezve ya da közde pişirilmesi gibi zahmetli bir uğraş sonunda hazırlanmaktadır.

Yemek sonrası tatlı kültürü olan bir millet olarak zengin bir tatlı menüsüne de sahibiz. Şerbetli, sütlü ve hamurlu olmak üzere üç farklı türde yapılan tatlılar herkesin damak tadına hitap ediyor. Türk kültürüne has lezzetlerin başında gelen Baklava, Kadayıf, Revani gibi şerbetli tatlıların yanında, Sütlaç, Kazandibi, Künefe gibi hafif sütlü tatlılar damaklarda unutulmayacak birbirinden güzel tatlar bırakır.

shutterstock_143091637Türkiye’nin İncisi, İstanbul

“İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı, Serin serin Kapalıçarşı, Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa, Güvercin dolu avlular, Çekiç sesleri geliyor doklardan, Güzelim bahar rüzgârında ter kokuları; İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı… 

Tarih boyunca İmparatorlukların gözdesi, kültürlerin buluşma noktası, şairlerin şiirlerine konu olan büyülü şehir… Ünlü şair Orhan Veli’nin “İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı, cıvıl cıvıl Mahmutpaşa…” şiirindeki gibi derin, kimi zaman hüzünlü çoğu zaman ise renkli bir tablo görünümünde benzersiz bir şehir. Doğayı, yeşili, denizi, tarihi, sanatı ve dört mevsimi yaşatan, ülkenin kalbinin attığı bu yerde benzersiz ve ilginç bir tatil sizi bekliyor. Gündüz de gece de yaşamın durmandan aktığı şehrin her bir karesini gezip, o havayı solumalısınız. İstanbul’a gelip de vapurda martılar eşliğinde bir çay simit klasiği yapmadan, boğazı seyre dalmadan ayrılmak olmaz.

Önce Taksim ve Ortaköy’de sanat ve tarih içerisinde kaybolmalı, hemen ardından Eminönü’nde balık ekmek yedikten sonra tura kaldığınız yerden devam etmelisiniz. Taksimde birbirinden şirin kafelerde dinlenebilir, Galata Kulesinde keyifli bir keşfe çıkabilir ve Taksim meydanında yer alan Sent Antuan kilisesini gezebilirsiniz. Birçok müzeye ev sahipliği yapan Taksim’de, sanatın en modern ve gözde parçalarının sergilendiği Pera Güzel Sanatlar ile Doğançay Müzesini ziyaret edebilirsiniz. Taksim’in hareketliğinden sonra Eminönü’nde deniz eşliğinde huzur bularak günü noktalayın.

Eminönü dini, tarihi ve sanatı bir arada bulundurması ile sizi şaşırtacak. İstanbul’daki en iyi camilerden biri olan Yeni Camii, mimarisi ve içeri girdiğinizde sizi saran atmosferi ve duygusuyla etkileyici bir yapı… Bu görkemli camiyi gezdikten sonra kendinizi Kapalıçarşı ve Mısır çarşısına atabilirsiniz. Bu çarşıda, sevdikleriniz içinde hediye alabileceğiniz, Osmanlı’dan kalma ve Türk kültürünü yansıtan eşyalarla karşı karşıya kalacaksınız. Eminönü’ne gittiyseniz, birçok ayrılığa ve kavuşmaya sahne olan Sirkeci Tren Garını görmelisiniz. 1890 yılında inşa edilen tren garında nostaljik bir yolculuk sizi bekliyor.

Tarihi mekânlara merakınız varsa, İstanbul’da gezilebilecek birçok müze var. İhtişamlı mimarisiyle dikkatleri çeken ve mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında gelen Topkapı Sarayı, 400 yıllık tarihe tanıklık ediyor. Bizanslar tarafından yaptırılan, sonrasında Osmanlı tarafından camiye dönüştürülen, iki farklı kültürün izlerini taşıyan Ayasofya, nefes kesen mimari ve tarihi atmosfere sahip… Bizans İmparatorluğu döneminden kalma bir başka dikkat çekici yapıt, Yerebatan Sarnıcı. O dönemde sarayın su ihtiyacını karşılayabilmek için yapılan sarnıçta, suların içinden sütunlar yükseliyor. Hakkında birçok efsane anlatılan sarnıç için bir rivayet ise, sütunların üzerindeki şekillerin gözyaşlarını andırması, o dönemde yapım aşamasında kaybedilen kölelerin dramını temsil ettiğidir.

Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu yer olarak büyük öneme sahip olan Dolmabahçe Sarayı, Osmanlı’dan kalan izleriyle de dikkat çeken bir yer… Görülmesi gereken bu ihtişamlı yapı, tarihi dokusu ile etkisi altına alıyor. İstanbul’un birbirine komşu iki güzide yeri Anadolu ve Rumeli Hisarı, denize nazır bir kahvaltı ya da meşhur lezzetimiz Türk Kahvesini yudumlamak için en iyi alternatiflerdendir.

Biri Anadolu Yakasında diğeri Avrupa Yakasında boy gösteren iki görkemli saray, Beylerbeyi ve Çırağan Sarayı İstanbul’un nadide güzelliklerindendir. Ziyarete açık bu saraylar, her yıl ülkeye gelen yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerleri arasında yer alıyor. Tiyatro ve Sahne sanatları severlerin keyifle gezeceği mekânlardan olan Yıldız Sarayı, aynı zamanda Sultan II. Abdülhamit’in kişisel eşyalarına da ev sahipliği yapıyor.

Eski İstanbul ruhunun ve yaşam tarzının hala devam ettiği Adalar, tüm gün boyunca zaman geçirilecek ender yerlerdendir. Fayton eşliğinde tüm adayı gezerek güzel anılar yaşayın. Son olarak İstanbul’unda simgesi olan ve denizin ortasında yükselen kız kulesi denizin sultanı olarak dikkat çekiyor. Üzerine hikâyeler anlatılan ve birçok romantik sahneye şahit olan kale, mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.

Gezi Notları

  • Dünyanın en önemli boğazlarında olan İstanbul Boğazı’nda bir tekne turu yapmadan ve martılara simit atmadan dönmeyin.
  • Türkiye’nin birçok bölgesinde yer alan tarihi ve geleneksel hamamlara uğramalısınız.
  • Kahverenginin en güzel tonuyla bürülü Kapadokya’da balon turu ile gökyüzünden bölgeyi kuşbakışı seyre dalın.
  • İstanbul boğazının iki yakasında bulunan lezzet durakları, Beylerbeyi, Anadolu Kavağı, Üsküdar, Tarabya, Sarıyer, Kuruçeşme ve Karaköy’de en iyi balıkçılarda yemek yemelisiniz.
  • Tarihte en çetin çatışmaların yaşandığı ve insanlık örneklerine şahit olunan tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki anıt ve mezarları ziyaret edin.
  • Dinlerin Anadolu’daki önemli simgeleri olan; İzmir’de Meryem Ana Evi, Trabzon’da Sümela Manastırı, Antalya’da Aziz Nicholaus Manastırı, Van’da Akdamar Kilisesi, Hatay’da Saint Pierre Kilisesi, Bursa’da Yeşil Cami, Tarsus’da Saint Paul Kilisesi, Edirne’de Selimiye Cami, İstanbul’da Eyüp Sultan ve Süleymaniye Camisi mutlaka görülmesi gereken yerlerdir.
  • Termal kaynaklar bakımında zengin olan Türkiye’de, Bursa, Afyon, Denizli gibi şifalı termal kaynakları ziyaret edin.
  • Deniziyle ve beldeleriyle büyüleyen yazın tatilcilerin uğrak yerleri, Bodrum, Fethiye, Marmaris, Kaş, Çeşme, Kalkan ve Kuşadası da deniz, kum ve güneşinin tadını çıkarın.
  • Doğu Karadeniz’in eşsiz doğasıyla tanışmadan, Uzungöl, Fırtına Deresi, Ayder Yaylası gibi pek çok zenginliği barındıran kentlerini gezmeden dönmeyin.
  • Türkiye’de Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yer alan en iyi dalış noktalarında eğlence ve gizemli bir dalış turu yapın.
  • UNESCO Dünya mirasları listesinde yer alan Truva, Hierapolis, Kapadokya gibi eşsiz güzellikleri görmelisiniz.
  • İstanbul Caz Festivali, Aspendos Opera ve Bale Festivali, Antalya Altın Portakal Film Festivali gibi önemli festivalleri kaçırmayın.
  • Türk kültürünün meşhur lezzetlerinden kebapları, hamur işlerini ve çeşit çeşit baklavaları yemeden, Türk kahvesini, çayı, geleneksel ayranı ve şerbetleri içmeden dönmeyin.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*