Anasayfa » GEZİ » DANS VE MÜZİK KOKAN BİR ÜLKE: İSPANYA

DANS VE MÜZİK KOKAN BİR ÜLKE: İSPANYA

b3Bu sayımızda, Latin kültürü ile bilinen bir ülkeyi ele alacağız. İspanya’nın gezilecek yerleri, sanatsal eserleri, yemek kültürü ve ulaşımı konusuna sizler için yer vereceğiz.

Boğa güreşi, Flamenko dansı, zengin mimarisi ve Akdeniz esintisiyle rotanızı, sanatın ve eğlencenin buluştuğu İspanya’ya çevirmeye ne dersiniz? İlk olarak, tarihin izlerinin korunduğu bu ülkeyi gezmeden önce özümsemek, bilmek gerekir. Aynı zamanda Avrupa içerisinde bize en yakın Akdeniz ülkesi olduğu için, bu ülke insana daha bir sıcak gelir. Yemek kültürlerimiz de bir hayli benzerlik gösteriyor. Bizim mutfağımızda olduğu gibi İspanyolların yemeklerinin de ana öğesi zeytinyağıdır. Bir Akdeniz ülkesi olmayı da, zengin deniz ürünleri mutfağındaki başarılarıyla kanıtlıyorlar. Damak tadı bu kadar yakın olunca, yemek konusunda sıkıntı yaşanmayacak yerlerden biridir. İspanya, yemekleri ve yaşam tarzıyla ekonomik bir ülke… Dans ve yaşamında iç içe geçtiği bu ülkede, sıcak ve cana yakın insanlarında olması sebebiyle uyum sağlaması kolay…

Rotayı Barcelona’ya Çevirin

Barcelona, Sanatsal ve Mimari Büyüsünü Koruyor

Barcelona, İspanya’nın ikinci en büyük şehri olmasıyla birlikte, en gözde şehirleri arasında yer almaktadır. Katanlar tarafından başkent olarak nitelendirilen ve katanca dilinin konuşulduğu bu şehir, aynı zamanda Katalunya’nın en meşhur şehridir. Katalanca, İspanyolca, Fransızca ve İngilizce konuşulan diller arasında yer alıyor. Şehirde yaşayan halk kendilerini İspanyol olarak değil, Katan olarak nitelendirir. Bu sebeple de turistler tarafından Katalanca dili konuşulması yerli halkın daha çok hoşlarına gidiyor. Buraya adım attığınız ilk andan itibaren önünüze serilen görkemli heykeller ve büyüleyici mimari eseler sizi etkisi altına alıyor. Yalnızca şehrin bu muazzam sanatsal dokusu için bile, gidilesi bir yerdir. Sanat tutkunları için ise, Salvador Dali ve Pablo Picasso müzeleri sanatın kalbinin attığı yerler… Barcelona, değişim ve yeniliğin hızlı aktığı bir şehir…

Metropolitan bir şehir olması nedeniyle Barcelona’nın ulaşım ağı oldukça gelişmiştir. En rahat ve hızlı ulaşım uçak olmasının yanında araba, tren ve bot gibi ulaşım araçları da alternatifler arasındadır.

İlk olarak şehirde gezi turunuza, sokak ve caddelerden başlayın. Büyülenmek ve tarihte yolculuğa çıkmak istiyorsanız, Gotik mahallesi ve b4Camp Nou iyi bir başlangıç. Barcelona’nın kalbi olan Gotik Mahallesi, aynı zamanda Ortaçağ mimarisine de ev sahipliği yapıyor. Tarihin miras kaldığı bu mahallede, daracık sokaklar, kafeler ve restorantlar ile eğlencenin hiç durmadığını göreceksiniz. Kulağınıza çalınan melodiler eşliğinde bu turunuzu tamamladığınızda, kabarık ‘gezilecek yerler’ listenize devam edebilirsiniz.

Yaşamın tüm hızıyla aktığı, hareketli ve tüm enerjisini koruyan La Rambla caddesi, tura devam etmek için iyi bir alternatif olacaktır. Gece ve gündüz turistlerin ilgi odağı olması sebebiyle burada oldukça fazla vakit geçirebilirsiniz. Sanatın izlerini saklayan, ünlü Las Ramblas caddesinde keyifli bir yürüyüş yaparken sizi sürprizler bekliyor. Sokakları boyayan ressamlar, karikatüristler, değişik müzikleriyle müzisyenler, pandomim sanatçıları, dansçılar, teatral performanslar, jonglörler ve canlı heykelleri ile rengârenk bir sokakla karşı karşıya kalıyorsunuz. Bunun yanında hafta sonuna özel sürprizlerde sizi bekliyor. Bu tatil günlerinde ziyaretçilerin çalabilmesi için caddeye piyano kuruluyor.

Bu kadar gezmişken kısa bir mola verip, şehrin alışveriş durağı için, kendinizi Passeig de Gràcia caddesinde bulabilirsiniz. Lüks markaların yer aldığı bu cadde aynı zamanda Gaudi’nin, La Pedrara ve Casa Battlo mimari eserlerini de içerisinde barındırıyor.

Diğer bir dikkat çeken yer ise, bir İspanyol köyü olan “Poble Espanyol”dur. 1929 Barcelona Uluslararası Fuarı’na ev sahipliği yapmak üzere kurulmuştur. Burada, özellikle İspanya’nın tüm bölgelerini anlatan tarihi evlerin kurulmuş olması, size o dönemi yaşatıyor. Bu köyde, Galice’den Bask bölgesine, Aragon’dan Endülüs’e her kısma yer verilmeye çalışılmıştır. Kafe ve restorantların yer aldığı bu yerde keyifli zaman geçirebilirsiniz.  Tarihe ve sanata sahip çıkan bir şehir olarak bu köyde, Miro, Picasso, Tapies ve diğer ünlü sanatçıların modern sanat eser koleksiyonlarını görme şansına sahipsiniz. Poble Espanyol köyüne giriş ise ücretlidir.

Guadi’nin Dokunduğu Şehir Barcelona

Mimari de ise, Antoni Gaudi’nin eserleri görülmeye değer yapıtlar… Özellikle, La Sagrada Famillia katedrali görkemiyle ziyaretçileri büyülemekte… Bu katedral, Barcelona’nın hatta belki de İspanya’nın en önemli turistik noktasıdır. Kutsal Aile Bazili olarak çevrilebilen bu katedral, Gaudi’nin yapımına 1882 yılında başladığı ancak 1926 yılında trafik kazasında ölmesi nedeni ile tamamlayamadığı ünlü eseridir. Halk arasında “Bitmeyen Kilise” olarak da bilinir. Gaudi’nin ölümünün yüzüncü yılı olan 2026 yılında tamamlanması planlanmaktadır.

8 eseri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Gaudi’nin, süsleme sanatını mimariyle buluşturan bu sıra dışı mimari eserleri, şehre verdiği atmosferle görsel bir şölen yaşatıyor. Guadi’nin ilk eseri olan ve Vicens ailesi için yaptığı ‘Casa Vicens’ adlı yazlık ise, ihtişamı ile göze hitap ediyor.

b5‘Park Güell’, El Carmel tepesinde yer alan bu parkta mantarı anımsatan kubbe biçimli çatılarıyla iki mükemmel yapıt boy gösteriyor. Barcelona’yı ve denizi seyre dalmak isteyenler için bu park, aynı zamanda kültürel ve toplumsal etkinliklerin de adresi olmuş durumdadır.

Saraylar, adeta tarihin canlı birer kanıtları niteliğindelerdir. Guadi de bizlere, ‘Palau Güell’ sarayı ile kısa bir yolculuk vaat ediyor. Bu eser,  Kral Eusebi Güell için tasarlanmıştır.

Guadi’nin bir başka eseri olan “Casa Batllo”,  Modernizm ve Art Nouveau akımlarının yansımalarıyla hayata geçirilmiştir. Bu eserini aslında bir orta sınıf aile için tasarlamıştır. Buna rağmen usta mimar modern ve sıra dışı bir yapı inşa ederek, her eserinde mükemmelliği ön planda tuttuğunu gözler önüne seriyor.

Akdeniz Sıcaklığında Yemek Kültürü

Barcelona’da yemek saatleri bize göre oldukça farklı ve geç yemek kültürü bulunmaktadır. Diğer yandan, Barcelona’ya gitmişken yemeden olmaz diyebileceğiniz lezzetlerin başında, ünlü tapasları ve paellası gelmektedir. Bununla birlikte, şaraplar, İspanyol şampanyası “Cava”, patatesli meşhur İspanyol omleti “tortilla de patatas”, soğuk domates çorbası “Gazpacho”, İspanyol jambonu “Jamon”, manchego peyniri, salçalı et yemekleri, yahni yemeği “Rabo de toro”, paella, taze deniz mahsulleri ve sangria diğer meşhur lezzetlerindendir.

Değişik atmosferi ve kültürüne sıkı sıkıya bağlı bu şehre gitmişken eli boş dönmeyin. Birçok hediye seçeneklerinin bulunduğu bu şehirde, dans eden İspanyol kızı bibloları, Gaudi tarzı süsler, Kupalar, Magnetler, Flâmenko aksesuarları, rengârenk hayvan figürleri bunlardan yalnızca birkaçı arasındadır.

Önemli Notlar

Barcelona’ya gittiğinizde mutlaka Guadi’nin eserlerini görmeden şehirden ayrılmamalısınız. Sizi bambaşka bir dünyaya, atmosfere sürükleyeceklerinin garantisini verebilirim.

  • Şehrin en büyük sorunu güvenlik… Ekonomik krizin vurduğu şehirde, işsiz ve sokakta yaşayan insanları görünce, üzülmeden edemiyorsunuz. İspanya’nın en gelişmiş ve ekonomi getiren şehirlerinden biri olduğu halde, ekonomik krizden ve işsizlikten bu kadar etkilenmesi, kendilerini İspanyol değil de Katan olarak nitelendiren halk tarafından, pekte hoş karşılanmıyor. Suç olayları ve hırsızlık hadiselerinin sıkça yaşandığı bir şehir olması sebebiyle, özellikle dikkat edilmesinde fayda var.
  • Yemek kültürleri bize çok yakın ve çok lezzetli yemekleri var. Ayrıca bu güzel lezzetleri makul fiyatlara tadabiliyorsunuz. Barcelona hatta İspanya’da yemek için çok para harcamanıza gerek yok. Birçok yere göre bu konuda, en uygun ülkelerden biridir.
  • Eğlenceli ve sıcak insanlarını göz önünde bulundurunca, eğlencenin bol olduğu bir şehir olduğunu tahmin etmek hiçte zor değil. Sokaklarda gündüz, gece müzik yapan hatta dans eden insanlar görürseniz hiç şaşırmayın. İspanyollar ve katanlar eğlenmeyi seviyorlar.
  • Barcelona her mevsim gidilebilecek şehirlerdendir. Hem şehri ve mimariyi gezebileceğiniz hem de deniz ve kumsalda tatil yapabileceğiniz nadir yerlerden…
  • Barcelona demişken, dünya liginin en iyi takımı ‘Barcelona’nın maçını da, yerinde izlemelisiniz.
  • Salvador Dali Müzesi, sanatseverler için iyi bir seçenek… Aynı zamanda bu müze, Paris’ten sonra dünyanın en büyük ikinci Dali müzesine, ev sahipliği yapıyor.
  • İspanya’nın dünyaya tanıttığı, Flamenko dansını yerinde orijinal izlemeden de gitmemeniz tavsiye edilir.
  • Yine Barcelona’daki Gotik Mahallesinde bir yürüyüşle şehirden ayrılmadan kendinize unutulmaz anılar bırakabilirsiniz. Dar gotik sokaklar, tarih kokan katedral duvarları ve daha fazlası…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*